Vardiyalı çalışanlar için uyku

Bugün, dünya üzerinde 7/24 durmadan çalışan ve bizlere hizmet veren sektörler, endüstriler ve hizmetlere sahibiz.

Gecenin bir yarısı otobüsle seyahate çıkabilir, uçakla dünyanın öbür ucuna gidebilir, sabaha karşı hastanenin aciline gidip ateşi çıkmış bir sevdiğimizi doktora gösterebilir, veya gecenin bir yarısı acıktığımızda 7/24 çalışan bir restoranda karnımızı doyurabiliriz.

Vardiyalı Çalışanlar
Fotoğraf: Metropolitan Transportation Authority / Patrick Cashin.

İşletmelerin günün 24 saati bizlere hizmet vermelerinin sağladığı konfor ve rahatlık çok cazip. Bu imkanlarımızın bir daha olmayacağını düşünsenize, akşam saat 6’dan sonra bütün işletmelerin kapandığını, uçuşların olmadığını, marketlerin kapandığını, hastanelerin hasta kabul etmediği..

Ancak, tüm bu işletmelerin 7/24 çalışmasının ortaya çıkardığı önemli de bir problem var: Bu hizmetlerin verilebilmesi ve sürdürülebilmesi için birilerinin çalışması gerekiyor.

Vardiyalı çalışma nedir?

Ülkemizde iş gücünün %20’si vardiyalı işlerde çalışmaktadır.

Geleneksel sabah 9 akşam 5 rutini dışında kalan her türlü çalışma düzenini vardiyalı çalışma olarak tanımlayabiliriz. Vardiyalar sabahın ilk ışıklarından önce başlayıp öğleden sonra bitebilir, öğlen başlayıp gece bitebilr, akşam başlayıp sabaha karşı bitebilir, günden güne veya haftalık değişen çizelgelerle bir düzene de sahip olabilmektedir.

Vardiyalı çalışmaya sahip iş ve meslek kollarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Sağlık çalışanları (doktor, hemşire, hastane personeli, vs.)
  • Havayolu çalışanlar (pilotlar, yer hizmetleri personelleri, hostesler, vs.)
  • Emniyet mensupları (polisler, memurlar, vs.)
  • İtfaiyeciler
  • Mağaza çalışanları
  • Petrol istasyonu çalışanları
  • Müşteri hizmetleri personeli
  • Gıda sektörü çalışanları
  • Tır ve kamyon şoförleri

Vardiyalı Çalışma Uykuyu Nasıl Etkiler?

Vardiyalı çalışma sistemi kişinin sadece uykusunu değil, genel sağlığını da olumsuz bir şekilde etkileyebilir.

Tarihsel olarak baktığımızda 7/24 çalışma sisteminin aslında insanlık için çok da eskiye gitmeyen, yeni bir sistem olduğunu görürüz. Buradaki sorun, ihtiyaçlarımıza her an ulaşabilme alışkanlıklarımızın artmasıyla birlikte, halk arasında biyolojik saat olarak da tabir edilen sirkadiyen ritimlerimizin henüz buna ayak uyduramamış olmasıdır.

Yeryüzündeki canlıların neredeyse tamamının uyku/uyanıklık programı sirkadiyen ritimleri ile düzenlenmektedir. Sirkadiyen ritim, doğal ışığın 24 saatlik süreç içerisinde ortaya çıkması ve kaybolması ile kalibre olmaktadır. Sirkadiyen, kelime anlamı olarak latince “circa diem” ifadesinden türemiştir ve “yaklaşık bir gün” anlamına gelir.

Çoğu insan için, biyolojik saat gece 11’de uyumak ve sabah 7’de uyanmak için ayarlıdır. Bu genellemelerde kişiden kişiye sapmalar mutlaka olacaktır, ancak bu genel için bu şekilde varsayılabilir.

İşte bu biyolojik saat dediğimiz sirkadiyen ritim, binlerce yıllık birikim ile genlerimize işlenmiştir ve normal dışı saatlerde ayakta olması gereken kişiler için aniden değişen bu uyku saatleri bu binlerce yıllık birikimin yıkılmasına sebep olmaktadır. Vardiyalı çalışıp olağan dışı saatlerde uyuyup uyanmak zorunda olan birçok kişide uyku problemleri yaşamaktadır.

Bu uyku problemlerinin devam etmesi ve daha da kötüleşmesi, Vardiyalı Çalışma Uyku Bozukluğuna sebep olabilmektedir.

Vardiyalı Çalışma Uyku Bozukluğunun Sonuçları

Geceleri çalışmaya yeni başlayanlar veya vardiyaları değişenlerde, sirkadiyen ritmin ilk bozulmasıyla birlikte vücutlarındaki normal fonksiyonların çoğunun dengesi bozulur. Bu semptomlar sabaha kadar eğlencede olduğunuzdaki, uzak bir yere uçakla yaptığınız yolculuk sonrası yaşadığınız jet-lag veya yeni bebeği olan annelerin yaşamaya başladığı yeni uyku düzeni ile benzer semptomlara sahiptir. Örnek olarak şunları sıralayabiliriz:

Kısa-Süreli Sağlık Etkileri

  • İnsomni
  • İshal, bulantı, kabızlık ve mide fesadı gibi sindirim sistemiyle ilgili semptomlar
  • Azalan yaşam kalitesi
  • İş kazası ve aaç kazalarında artış riski
  • Stres
  • Genel olarak hasta hissetme hali

Uzun-Süreli Sağlık Etkileri

  • Kardiyovasküler hastalıklarda artış riski
  • Diyabet ve metabolik sendrom
  • Obezite
  • Depresyon ve duygudurum bozuklukları
  • Ciddi sindirimsel sorunlar
  • Soğuk algınlığı ve gribe karşı artan risk
  • Adet düzensizlikleri ve doğurganlık sorunları

Bu sağlık sorunlarının birçoğunun vücudun melatonin üretim yetisinin azalmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Melatonin hormonu vücutlarımızdaki sirkadiyen ritim ile uyku ve uyanlıklık döngüsünü kontrol etmemize yardımcı olur. Ayrıca bağışıklık sistemini desteklediği ve sağlık problemlerini önlediği de bilinmektedir. Bu sorunların bir kısmı da bazı vardiyalı çalışanların genel olarak egzersiz eksikliği ve zorunda kaldıkları sağlıksız yemek koşul ve şekilleri ile ilişiklidir.

Vardiyalı Çalışanlar İçin Uyku Yönetimi: Nasıl Daha İyi Uyunur

İşverenler, vardiyalı çalışanlarının uyku kalitelerinin ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlamaya başlıyorlar.

Kötü uyku, düşük iş performansına, konsantrasyon eksikliğine, verimin azalmasına, hataların artmasına ve iş kazalarının artmasıyla beraber yaralanmaların ve hatta ölümlerin artmasına sebep olmaktadır.

Vardiyalı çalışmanın beraberinde getirdiği tüm bu olumsuzlukların azaltılmasını sağlaması açısından hem çalışan hem de işverenlerin bazı adımlar atması yararlı olacaktır.

Vardiyalı çalışanlar için uyku yönetimine dair bazı ipuçları:

  • Uykuya önem verin. Eğer yeterli uyku alamamak sizin için bir problemse, uykunuzu rahatlatacak ve kaçıracak şeylere dikkat edin.
  • Uykunuzu bölen unsurları hedef alın. Örneğin, yaşadığınız evde sizin uyku saatinizde uyumayan birileri varsa, daha sessiz olmalarını ve sizi rahatsız etmemelerini isteyin. Evdeki herkesin kaliteli bir uykuya olan ihtiyacınızın önemini anlamasını sağlayın.
  • Uyku günlüğü tutun. Uykunuzu nelerin böldüğünden emin olamıyorsanız, tutacağınız uyku günlüğü ile bunları daha kolay keşfedebilirsiniz.
  • Uyku Günlüğünü İndirin
  • Düzenli egzersiz yapın. Sabah yapacağınız egzersizler size enerji verecek ve gün içerisinde metabolizmanızın daha hızlı çalışmasını sağlayacaktır. Yatmadan önce yapacağınız egzersizler ise vücut ısınızı artıracağı için uyuya kalmanızı zorlaştırabilir.
  • Sağlıklı beslenin. Vardiyalı çalışmalar için kendi yemeğinizi yanınızda götürün.
  • Yatmadan üç saat öncesinden itibaren kafeinden uzak durun.
  • Yatak odanızı karanlık ve serin olmasına dikkat edin ve sessiz bir ortam sağlayın.
  • Dijital cihazlarınızdan kurtulun.Cep telefonu, tablet bilgisayar, televizyon gibi cihazların yaydığı ışık beyninizi henüz gün içinde olduğunuza dair yönlendirir ve sizin daha uzun süre ayakta tutabilir.
  • İşten eve döndüğünüzde güneş doğmuş ise koyu camlı güneş gözlüklerini kullanırsanız, gün ışığını bloke edeceğiniz için beyninizin melatonin hormonu üretimini destekler, böylece daha rahat uyuya kalmanıza yardımcı olursunuz.
  • Ortam sesleri sizi rahatsız ediyorsa “Beyaz Gürültü” cihazı kullanın. Bu cihazlar yaydıkları ses ile ortam seslerininin sizi rahatsız etmesini engeller.

Çalışma esnasında Vardiyalı Çalışma Uyku Bozukluğundan etkilenenlerin yapabilecekleri:

  • Mümkünse, aralarda 10-30 dakikalık kısa uykular uyuyun.
  • Rotasyonlu bir çalışma saati düzeniniz varsa, işvereninizden bir sonraki çalışma saatinizi daha ileri olacak şekilde düzenlemesini isteyin. Bu şekilde sirkadiyen ritminiz duruma daha kolay alışacaktır.
  • İş sırasında çay veya kahe gibi kafeinli içecekler tüketin. Ancak iş çıkışına veya yatmanıza yakın içmekten kaçının.
  • Mümkünse, gün içerisinde halletmeniz gereken sıkıcı işleri önce yapın ki daha yorgun olduğunuz ileri saatlerde bunları yaparken uykunuz gelmesin.
  • Aralarda kısa süreli uyumayacaksanız dinlenmek yerine aktif olun. Yürüyüş veya egzersiz yapın, sizi zinde tutacak farklı şeyler deneyin.
  • Çalışma arkadaşlarınıza uyku probleminizden bahsedin ve sizi çalışma esnasında zinde tutacak fikirler konusunda paylaşımda bulunun.
  • Zaten vardiyalı çalışıyorsanız mümkünse fazla mesaiden kaçının.
  • İzin günlerinizde uykunuzu tam alın.
  • Kamyon veya tır şoförleri de kendilerini yorgun veya uykusuz hissediyorlarsa mutlaka park alanında biraz uyumalılar.

Not: AlaskaSleep.com sitesinden Türkçe’ye tercüme edilmiştir. Yazının orijinali için buraya tıklayabilirsiniz.

İyi bir uyku için bunlardan kaçının

İyi bir uyku için bu 7 alışkanlıktan KAÇININ

Hepimiz biliyoruz ki iyi bir uyku, takip eden günde ne kadar zinde olacağımızı direkt olarak etkiliyor. Sadece bir gece bile yetersiz uyuduğunuzda, ertesi gününüz halsiz ve uykusuz geçecektir. Yetersiz uykuyu bir alışkanlık haline getirirseniz ise, ileride çok daha ciddi sorunlarla karşılaşmaya hazır olun.

Birçoğumuz, iyi bir uykunun sağlığımız için ne denli önemli olduğunu bilmemize rağmen, kötü uyku alışkanlıklarına sahibiz. Bu alışkanlıkların başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz:

1. Yatakta teknolojiden KAÇININ

yatakta-teknoloji
Fotoğraf: Image Collection

Nasıl ki yatak odanızda televizyon olmaması uyku sağlığınız için önemliyse, aynı şekilde bilgisayar, cep telefonu, tablet bilgisayar, oyun konsolü ve e-kitap gibi elektronik cihazları uyumadan önce kullanmamanız da aynı şekilde önemli. Beynimiz retinada yer alan hücrelere ulaşan ışığa göre, vücudumuza günün hangi evresinde olduğumuzu bildirir ve buna göre hangi hormonun salınacağı belirleniyor; uykumuzu getiren melatonin mi, yoksa uyanık olmamızı sağlayan kortizol mü. Yukarıda bahsettiğimiz elektronik cihazların parlak ekranları da retinamızın en hassas olduğu mavi ışığı yoğun bir şekilde yaydığından melatonin hormonu salınımını azalttığı düşünülmektedir.

2. Yatmaya yakın kafein ve nikotinden KAÇININ

cay-kahve
Fotoğraf: Laura D’Alessandro

Kafein veya nikotin gibi uyarıcıları yatmadan önceki üç saat içerisinde aldığınızda, bu uyarıcılar uykuya dalmanızı ve uykuda kalmanızı zorlaştırabilir. Yalnız birçoğumuz kahve ve çayda kafein olduğunu bilmesine rağmen çikolatada kafein olduğunun farkında değildir.






3. Yatma vaktinizden hemen önce yemekten KAÇININ

sandovic
Fotoğraf: wEnDy

Yatma vaktinize az kaldığında yemek yediğinizde mide asitleriniz artacaktır ve uzandığınızda da bu asitler boğazınıza doğru ilerleyebilir, sonuç olarak da uykunuzu etkileyebilir. Çok acıktınız ve bir şeyler atıştırmadan yatamayacaksanız da, uykunuz için desteklemeye yardımcı olacak triptofan ve kalsiyum gibi mineraller açısından zengin gıdaları tercih edin, örneğin bir kase süt ile birlikte yulaf ezmesi, peynir, vs.





4. Yatmadan önce alkolden KAÇININ

alkol
Fotoğraf: juanpedraza

Birçok kişi yatmadan önce alınacak alkolün uykuya dalmayı kolaylaştıracağını düşünmesine rağmen, aslında tam tersine vücudunuz alkolü metabolize etmeye başladığında uyku kalitenizi bozacak tepkiler verir.







5. Telefonunuzla yatmaktan KAÇININ

Kaçınmanız gereken 7 uyku alışkanlığı
Fotoğraf: m01229

Günümüzde birçok kişi sabahları uyanmak için artık cep telefonlarının alarm özelliğini kullanmakta ve bu yüzden de telefonlarını yanlarına koymaktadır. Saatin kaç olduğuna bakmak, herhangi bir mesaj, vs. var mı diye bakmak için kolayca ulaşılabilir hale gelen cep telefonumuz uyumayı zorlaştırabiliyor. Hele ki uykuyla ilgili problemleri olan kişile için sürekli olarak saatin kaç olduğunu kontrol etmek kişiye daha da gerginleştirebiliyor.



6. Değişken uyku saatlerinden KAÇININ

degisken-saatler
Fotoğraf: Gunnvor Karita

Kaliteli bir uyku için uygulayabileceğiniz en iyi alışkanlıklardan biri uyku saatlerini düzene sokmaktır. Her gece aynı saatte yatağa girip aynı saatte kalkmak vücudumuz için en sağlıklı uyku düzenidir. Bunu hafta sonlarında da devam ettirmek işin sırrı. Pazar günü uykumu alıyorum zaten demek, sağlığınızı bozduğunuz gerçeğini değiştirmez.









7. Yatak odanızın sıcak olmasından KAÇININ

derece
Fotoğraf: Jay WilliamsN

Yatak odanızın evinizin geri kalanından daha serin olmasını sağlamak, uyku kalitenizi artıracaktır. Uyuduğumuzda vücut ısımız biraz düşer, yatak odanızın ısısının düşük olması da bu süreci rahatlatacaktır.

CPAP cihazımı uçağa alabilir miyim?

Evet, PAP cihazınızı uçak yolculuğunuzda kabine alabilirsiniz.

PAP cihazları Uyku Apnesi Sendromunun tedavisi için hayati öneme sahip tıbbi cihazlar olduklarından yolcudan ayrılmamalıdırlar. PAP cihazınızı check-in’de bagaj bölümüne vermemeniz, bagajınızın kaybolması durumunda tedavinizin aksamaması için önemlidir.

Şunu da bilmelisiniz ki, PAP cihazını taşıdığınız çanta, el bagajı hakkınızdan sayılamaz, yani ayrı bir çanta olarak kabine alabilirsiniz.

CPAP Bagaj Etiketi

Güvenlik kontrollerinden geçerken PAP cihazınızı çantasından çıkararak ayrı bir sepette x-ray cihazından geçirmeniz istenebilir. Maske ve hortum gibi diğer aksesuarlar için bu gerekli değildir. Böyle bir durumda cihazınızın hijyeni açısından şeffaf bir poşeti çantanızda hazır bulundurarak cihazı o poşetin içinde sepete koymanız, x-ray cihazı gibi günde binlerce kişinin eşyasının geçebildiği ve mikrop ile bakteri konusunda oldukça pis sayılabilecek yerlerde cihazınızı temiz tutmanıza yardımcı olacaktır.

Havaalanındaki güvenlik personeli x-ray’den geçen cihazınızı elle de muayene etmek isterlerse, yeni ve temiz eldiven takarak bu işlemi yapmalarını isteyin.

Heyet raporu ve reçetenizin birer kopyasını PAP cihazınızın çantasında hazır bulundurmak sorun yaşadığınızda durumunuzu izah etmek için faydalı olacaktır.

PAP cihazınızı uzun uçuşlarda kullanmak istiyorsanız, bu durumu uçuşu geçekleştireceğiniz havayolu firması ile en az 48 saat kala paylaşın ve uçakta cihazınıza uygun elektrik soketi olup olmadığından emin olun.

Ayrıca, PAP cihazınızın çantasına tıbbi cihaz bagaj etiketi bağlarsanız, bu da işlemlerinizin daha hızlı ilerlemesine yardımcı olabilir. Üstteki örneğe benzer kendi adınıza Medikal Cihaz Bagaj Etiketi isterseniz, lütfen İletişim formundan bize ulaşın.

Uyku testi nedir?

Yapılan değerlendirme sonucu uyku apnesi riskinizin yüksek olması halinde sizi uyku testine alırlar. Bu teste polisomnografi veya poligrafik test de denir.

Uyku Testi

Bu test için sizi bir gece boyunca detaylı bir şekilde incelerler. Vücudunuzda ayak bilekleri, baldırlar, boyun, çene, alın, baş, işaret parmağı ucu gibi çeşitli yerlere sensörler takılır, göğüs ve karın bölgesine birer bant geçirilir, kısaca uyku bozuklukluklarına karşı her türlü kontrolü sağlamak için her türlü işlem yapılır.

Siz gece uyurken gece görüş özellikli bir kamerayla da sizi sürekli izlerler. Tüm bunlar uyku teknisyeni tarafından uygulanır ve takip edilir.

Bu testin sonuçları daha sonra uzman bir hekim tarafından detaylı bir şekilde incelenir ve teşhisiniz konur. Eğer uyku apnesi teşhisi konursa, sizi ikinci bir yatışa çağırırlar.

Bu ikinci yatışa “Titrasyon” denir. Bu yatışta öncekine göre ek olarak size temelde CPAP denen cihaza bağlı bir maske takarlar ve bu maske ile farklı basınçlara verdiğiniz tepkiye göre tedavi için ihtiyacınız olan uygun basınç değeri tespit edilir. Titrasyon testi biraz daha zordur çünkü ilk defa yüzünüzde bir maske ile uyumak zorunda kalacaksanız. Ancak tedavinin gerekliliği düşünüldüğünde katlanılması gereken çok basit bir şey olarak görülmesi gerekir.

Uyku apnesi teşhisi ve tedavisi için sağlık sigortasından faydalanabilir miyim?

sgk

Sosyal Güvenlik Kurumuna dahil kişiler bünyelerinde Uyku Bozuklukları Merkezi olan Devlet Hastanelerinde ücretsiz olarak muayene ve uyku testlerini olabilmektedirler. Ancak devlet hastanelerinde bekleme süreleri özel kurumlara kıyasla genelde daha uzun olmakta, yatak kapasitesi az olan devlet hastanelerinde bu süreler bir yıla yaklaşabilmektedir.

Özel bir kuruma veya üniversite hastanesine gitmek ister ve aynı zamanda SGK desteğinden faydalanmak isterseniz de kurumun SGK anlaşmalı olduğundan ve heyet raporu verebileceğinden emin olun.

SGK’dan faydalandıysam cihazın sahipliği kime aittir?

Cihazı direkt olarak SGK’dan ücretsiz olarak temin ettiyseniz, zaten cihazı emanet almış oluyorsunuz. Birgün tedaviniz biterse veya cihazı kullanmadığınız tespit edilirse cihazı SGK’ya iade etmeniz gerekir.

Ancak cihazı Kurum Stoklarında Yoktur onayı aldıktan sonra kendiniz temin ettiğinizde de, eğer SGK katkısından faydalanırsanız cihazı SGK’ya vermiş olursunuz aslında. Kısacası, SGK’dan katkı aldığınızda cihazın sahipliği SGK’ya geçmiştir ve siz bu cihazı yine emaneten zimmetli bir şekilde kullanacaksınız demektir. Aynı şekilde tedaviniz biter veya cihazı kullanmamanızın tespiti durumunda cihazı SGK’ya vermeniz gerekir.

Örneğin, Otomatik CPAP reçete edilir ve gidip en pahalısını KDV dahil 5.000,00 TL’ye satın alırsanız, SGK’dan yalnızca KDV dahil 1.404,00 TL katkı alırsınız ve cihaza ödediğiniz 3.596,00 TL farka bakılmaksızın cihazın sahipliği SGK’ya geçer.

Heyet raporum çıktı, gidip istediğim cihazı alabilir miyim?

Eğer PAP cihazının parasını kendi cebinizden ödeyecekseniz elbetteki gidip istediğiniz tipte ve fiyattaki cihazı alabilirsiniz.

Ancak, SGK imkanlarından faydalanmak istiyorsanız bunun için iki yol var.

  1. SGK’dan Cihaz Temini: Raporunuz ve reçetenizle birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünüze bağlı İadeli Cihazlar Servisi’ne gidiyorsunuz. Size reçete edilen cihaz tipini kendi stoklarından size verirler. Bu cihazlar ikinci el cihazlar olup, gerekli bakımları ve dezenfeksiyonu yapılmış cihazlardır. Size verilen bu cihaz adınıza zimmetlenir.
  2. Dışarıdan Temin: SGK İadeli Cihazlar Servisinde her zaman size uygun cihaz bulunamayabiliyor. Bu durumda size “Kurum Stoklarında Yoktur” gibi bir yazı ile birlikte raporunuzu ve reçetenizi iade ederler. Bunun üzerine, size reçete edilen cihaz tipinden istediğinizi alabilir ve gerekli belgelerle birlikte SGK’ya başvurursunuz. Yaklaşık bir ay kadar sonra T.C. Ziraat Bankası A.Ş.‘de TC Kimlik Numaranızdan adınıza geçici bir hesap açılır ve bu hesaba SGK Katkı Payı yatırılır. Herhangi bir Ziraat Bankası şubesinden paranızı çekebilirsiniz. Hesap geçici olarak açıldığından paranızı çektiğinizde hesap da otomatik olarak kapanmış olur.

Unutmayın, SGK katkısını alabilmeniz için sadece ve sadece size reçete edilen cihaz tipinden almanız gerekir. Örneğin, size CPAP reçete edilmişken, APAP (Otomatik CPAP) alırsanız SGK size hiçbir katkı sağlamaz.

SGK ne kadar katkı yapıyor?

SGK’nın katkı payları aşağıdaki gibidir:

* 18.01.2016 tarihli Sağlık Uygulama Tebliği Ek-3C-3 Diğer Protez Ortezler ve Ek-3C-4 Tıbbi Sarf Maddeler.

NOT: Devlete son ödeme süresi geçmiş vergi, prim, vs borcunuz varsa alacağınız katkı tutarından bu borçlar tahsil edilir ve artan miktar olursa sadece o kadarı size ödenir.

Hastanede yatmam veya ameliyat olmam gerekecekse ne yapmalıyım?

Hastanede yatmanızı gerektirecek bir durumunuz olduğunda veya ameliyat olacağınız zaman, uyku apnesi için PAP cihazı kullandığınızı doktorunuza ve anestezi uzmanına söyleyin. Doktorunuz gerek duyması halinde gerekli önlemler konusunda sizi bilgilendirecektir. Hastaneye gittiğiniz bilgisini uyku apnesi tedavinizi takip eden doktorunuzla da paylaşabilirsiniz.

ameliyat

Tedaviye başladıktan ne kadar zaman sonra daha iyi hissetmeye başlarım?

Çoğu kişi tedaviye başladığı hafta Uyku Apnesi Sendromuna bağlı semptomplarının iyileştiğini ifade etmektedirler. Hatta bazı kişilerin daha ilk geceden kendilerini harika hissettikleri görülmektedir.

Ancak bu durum kişiden kişiye farklılıklar gösterebilmektedir.

Uyku Apnesi Sendromunuzun seviyesi, kaç yıldır uyku apnesi hastası olduğunuz, hayatınızdaki stres faktörleri gibi çeşitli unsurlar ne kadar erkenden iyi hissetmeye başlamanızı belirleyecektir. Burada elbetteki semptomlarınızla ilgili altta yatan başka bir hastalığınızın olmaması varsayılmıştır.