Teşhis

Uyku apnesi belirtilerini gösteren ve benzer şikayetlere neden olan değişik uyku bozukluğu hastalıkları da vardır. Bu nedenle uyku apnesinin kesin teşhisi ve şiddetinin ölçülebilmesi laboratuvarda yapılan uyku çalışması adı verilen gelişmiş bir teknikle mümkündür. Uyku laboratuvarlarında “poligrafik tetkik” adı verilen incelemelerin yapılması gerekmektedir. Uyku sırasında birçok parametrenin kaydedildiği “poligrafik tetkik”, beyin bölgelerinin aktiviteleri, uykunun yapısı ve uyku bozuklukları hakkında sağlıklı ve bilimsel bilgiler veren modern bir laboratuvar yöntemidir.

Uyku Testi

Bu yöntemle, solunum hareketleri, uyku sırasında hastanın oksijen miktarı, kalp ritmi ve EKG kayıtları yapılarak bunların beden fonksiyonları üzerindeki etkileri incelenir.

Uyku testlerinden sonra elde edilen bilgiler değerlendirilerek uyku apnesinin gerçekten tedaviye ihtiyaç gösterip göstermediğine karar verilir. Uyku apnesi tespit edilen hastalarda vakit geçirmeksizin tedaviye başlanması gerekir.

Uyku apnesinin teşhisi koyulan bazı hastaların Kulak-Burun-Boğaz uzmanının kontrolünden geçmesi uzmanlarca tavsiye edilir. Apnenin sebebi anatomik bozukluklardan kaynaklanıyorsa cerrahi yöntemler, protez veya nadiren de olsa ilaç tedavisi uygulanabilir.

Ülkemizde Sosyal Güvenlik Kurumu’na bağlı devlet hastanelerinde olduğu kadar özel uyku laboratuvarlarında da poligrafik tetkik yapılabilmektedir.

« Belirtileri  |  Tedavi »

Yorumlar (2)

  1. BİROL DİZDAR

    Bir kİşlinin uyku apnesi olup olmadığını anlamak çok kolaydır. Önce kişiye bazı sorular sorulur .Alınacak cevaplara ilaveten yanında yatan biri varsa horlama ve nefes durması öğrenilir. Bu bilgiler alınınca o kişinin polisomnografi tetkiline girmesi gerekmez.Kendisine otomatik bir cpap verilir.Cpapın hafız kartı sabah bilgisayara takıldığında edinilen bilgiler bu kişinin uykusunun gerekli analizinİ verir. Böylece tedavi gerekli ise başlanır. Ayrıca da bir kişinin bir gece uyku tetkikinde yapılan polisomnografilerde her gece aynı değerler çıkmaz. Bu kişiyi ayda ortalama 5 defa poisomnografi yapılırsa belki sağlıklı bir sonuç elde edilir.Zira insan makina değildir.Her gece aynı düzeyda uyumaz. Değerler değişir. Fazla da teferruatlı veriye de gerek yoktur. Bu yazıma itirazı olan varsa adımı ve e-posta adresimi yazıyorum. Benimle iletişim kursun kısa yazdığım bu yazıyı daha da tafsilatlı anlatır kendisine ve uyku tıbbına da yardımcı olurum.

    1. Merhaba Birol Bey,

      Öncelikle konuyla ilgili yorumunuz için teşekkür ederim. Yalnız bu konuda sizinle aynı fikirde olmadığımı belirtmek isterim. Uyku konusunda uzman bir sağlıkçı değilim, ancak bu konuda özellikle yabancı kaynaklardan öğrendiğim bilgiler ışığında şunu söyleyebilirim:

      Polisomnografi, yani uyku testi, yapılırken kişinin beyin dalgaları, kandaki oksijen satürasyonu, nefes alıp vermesi, göğüs kafesi ve karnının inip kalkması, bacak hareketleri, uykusunda ağzını açıp açmadığı, sırt üstü ve yan yatış pozisyon değerlendirmeleri gibi birçok konuda veri toplanır. Bu veriler yapılan video ve ses kaydı ile de desteklenir. Daha sonra da bu verilerden çıkan rapor ile uzman doktor, gerekliyse tedavi konusunda bilgi paylaşır. Kişide teşhis edilen duruma göre PAP, CPAP, BPAP, VPAP, ASV gibi cihazlardan uygun olanları reçete edilir, merkezi (santral) uyku apnesi varsa, nöroloji ve kardiyolojiye sevk edilebilir, PAP terapisine ilaveten ilaç verilebilir, mevcutta kullandığı ilaçlar varsa belki bunlarda değişikliğe veya en azından dozaj değişimine gidilebilir. Kişinin AHİ değerine ve uyku esnasında ağzını kapalı tutup tutamamasına göre bir maske tavsiyesinde bulunulabilir. AHİ değeri 5’in altındaysa uyku apnesi için tedaviye gerek görülmez. AHİ değeri 10’un altındaysa da belki bazı yaşam şekli değişiklikleri, uyku pozisyonu değişiklikleri, varsa fazla kiloların verilmesi, uykudan önce varsa alkol tüketiminin azaltılması gibi öneriler getirilebilir.

      Sonuçta konu çok kapsamlı, dolayısıyla da her zaman uzman bir doktorun görüşüne başvurulması gerekir. Ben uyku testine İstanbul’da Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde girdim, çok da memnun kaldım. Orada oluşturulan uyku merkezinde yatak kapasitesi oldukça fazla olduğu için de birçok devlet hastanesinde oluşan uzun bekleme süreleri olmuyor. Ayrıca, belirtmekte fayda görüyorum. Uyku testi sonrası PAP terapisine başlatılan kişi kendini hemen çok iyi hissedecek bir şart yok. Bazı kişiler daha ilk geceden mucize gibi iyi fayda sağlayabiliyorken, bazı kişiler bu faydayı haftalara yayılan bir seyirle yavaş yavaş yaşayabiliyorlar. Bu durum genelde kişinin ne kadar uzun zamandır uyku apnesi hastası olduğuna, uyku apnesinin seviyesine, bazı başka sebeplere göre de değişiklik gösterebiliyor.

      Düşünün, ben ne uyku konusunda uzman bir doktorum, ne de bu konuda eğitim almış bir sağlık teknisyeniyim, ona rağmen bu kadar bilgi paylaşabiliyorum bir nefeste. Düşünün bir de konusunda uzman bir doktora gittiğinizi; benim bu paylaştıklarımdan onlarca, yüzlerce, binlerce kat bilgi ve tecrübeye sahip olacaktır. Dolayısıyla sağlık konusunda her zaman işin uzmanı doktorlara görünelim, onlara güvenelim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ir arriba